Dokuz Eylül Üniversitesi’nde bir süredir senato ve yönetim kurulu gibi organların toplantılarının, her hafta farklı birimde yapıldığı haberleri paylaşılıyor. Üniversite yönetiminin, fakültelerin yönetim kurulu toplantılarına katıldığı görülüyor. Bu gelişmeler kurulların güçlendirildiği, karar alma süreçlerine önem verildiği ve katılımın güçlendirildiği izlenimi vermektedir.

Peki gerçekte olan da bu mudur? Rektör seçme ve atama sürecinin değişimiyle birlikte kurulların gücü ve işlevi önemsizleşmişken, fakülteler atanmış/vekil dekanlarla idare edilirken kurulların gündemleri rutin idari ve inşa işleriyle kısıtlanmaktadır. Bu toplantılarda neler konuşulduğu bile paylaşılmamaktadır: Üniversitesi Senatosu Kararları 13 Eylül 2017’den beri,  Üniversite Yönetim Kurulu Kararları 27 Aralık 2016’dan beri açıklanmamıştır. Üniversite yönetimi aşağıda yer alan üç örnek ile kurullara ilişkin yaklaşımını ortaya koymuş, fakülte kurullarının ve üniversite senatosunun kararlarını yok saydığını göstermiştir.

Araş. Gör. Dilek Karabulut (Mimarlık Fak.): Danışman, anabilim dalı başkanı, bölüm başkanı, dekan ve fakülte yönetim kurulunun oy birliğiyle uygunluk vermesine rağmen REKTÖR yeniden atanmasını uygun görmedi. Rektörlük,  Türk Sosyal Bilimler Derneği yüksek lisans tez ödülünü alan Dilek Karabulut’u tebrik etmek yerine; 4 Şubat’ta Dilek Karabulut’un üniversiteyle ilişiğini kesti.

Araş. Gör. Aydın Arı (İktisadi ve İdari Bilimler Fak.): Danışman, bölüm başkanı, dekan ve fakülte yönetim kurulunun olumlu görüşüne karşın iki aydır yeniden atanması yapılmıyor, iki aydır maaşı yatmıyor. Yeniden atanma süreci tamamlanmıyor.

Araş. Gör. Özer Yersüren (Edebiyat Fak.): Üniversite senatosunun oy birliğiyle aldığı “ÖYP araştırma görevlilerinin 33a’ya geçirilmesi” kararına rağmen 33a’ya geçişi yapılmadı.

  • Dokuz Eylül Üniversitesi hukuksuzluğa son vermelidir. Özlük haklarına ilişkin tasarrufları kanunun öngördüğü şekilde hayata geçirmelidir.
  • Dokuz Eylül Üniversitesi emekçilerinin özlük haklarını tehdit etmek yerine iş barışını tesis etmek, huzurlu bir iş ortamı için çalışmalıdır.
  • İdari ve Teknik Personelin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği beklentisini karşılamalıdır.
  • Mobbingin yaygınlaşmasının önüne geçmelidir, idarecilerin keyfi uygulamalarını engellemelidir.
  • Tınaztepe Yerleşkesi’nde KREŞ yapmalı, diğer yerleşkelerdeki kreşlerin koşullarını iyileştirmelidir.
  • Yemekhaneler başta olmak üzere yoğun mesai yapılan yerlerde çalışma koşullarını iyileştirmelidir. Kadro ile yapılan işler uyumlu olmalıdır.
  • Görev tanımları yapılıp çalışanlarla ve idarecilerle paylaşılmalıdır.
  • Atamalarda ve görevlendirmelerde liyakat esas alınmalıdır.
  • Akademik kurullar, demokratik bir karar alma organı olarak çalışmalıdır.
  • 13 Eylül 2017’den beri açıklanmayan Üniversitesi Senatosu Kararları ve 27 Aralık 2016’dan beri açıklanmayan Üniversite Yönetim Kurulu Kararları şeffaf bir şekilde tüm üniversite bileşenleriyle paylaşılmalıdır.

Üyelerimizi ve tüm üniversite bileşenlerini katılımcı ve demokratik karar süreçleri oluşturmak, haklarımıza sahip çıkmak için birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.

Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Üniversiteler ve KYK Şubesi Yürütme Kurulu