1- Azami Süre Kalktı Mı? Danıştay Kararının Anlamı Ne?

Hayır, Lisansüstü Eğitim Öğretim Yönetmeliğindeki azami süreler halen geçerli.

Sendikamız Eğitim Sen’in açmış olduğu dava sonrasında Danıştay İDDK’nın verdiği yürütmeyi durdurma kararı, araştırma görevlileri için azami süre hesabının hangi tarihten başlayacağı konusunda önemli bir kazanım oldu.

2- Yani?

Hafızalarımızı tazeleyelim. 19.11.2014 tarihinde, 6569 sayılı yasa ile 2547 sayılı kanuna “geçici 67. madde” eklendi. Söz konusu geçici 67. madde ile Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmazdüzenlemesi yer aldı.

3- Ama bu yasa çıktıktan sonra YÖK bir karar aldı ve azami süre araştırma görevlileri için geçerli dedi!

Evet. Sorun da burada başladı zaten. 2547 sayılı kanunun 44. maddesinde “…azami öğrenim süreleri, lisansüstü eğitim usul ve esasları ile öğrenim süreleri Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir” şeklinde değişiklik yapılmıştı.

Ama YÖK ne yaptı? 6569 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarih olan 26 Kasım 2014 itibariyle araştırma görevlileri için azami süre uygulamasının devam edeceğini belirtti.

4- Yani YÖK, kanuna aykırı mı hareket etti?

Evet. Üstelik yönetmelik dahi çıkarmadan, “ben yaptım oldu” diyerek hareket etti.

5- Nasıl?

YÖK 07.08.2015 tarih 45106 sayılı yazısı ile; 2547 sayılı kanunun Geçici 67.maddesinde yer alan “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz” hükmünün ÖYP, 50/d ve 2547 sayılı yasanın 35. Maddesi kapsamındaki araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların lisansüstü eğitim sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına 29.07.2015 tarihli Yürütme Kurulu toplantısında karar verdiğini duyurdu. 

6- Peki ama yasada öğrenciler açısından daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz deniliyor ama biz araştırma görevlisiyiz.

Şöyle düşünelim. Azami süre uygulamasının mantığı, belirlenen sürelerde kişinin yüksek lisans ya da doktora eğitimini tamamlaması için uygulanmasında yatıyor. Haliyle bu sürelerde öğrenimini bitirmeyen kişinin “başarısız” olarak değerlendirilmesine yol açıyor.

Azami süresi içerisinde öğrenimi bitirmeyen araştırma görevlileri de aynı gerekçeyle (ki biz bu gerekçeyi de kabul etmiyoruz), “başarısız” denilerek işten atılıyor.

Yani, araştırma görevlisinin (ki o da halen öğrenci) lisansüstü öğrenim süresi hesabında kanunun uygulanması engellenmiş oluyor. “Normal” öğrencinin süresi sıfırlanırken, aynı zamanda “araştırma görevlisi” olan öğrencinin süresi sıfırlanmıyor.

7- Öyleyse yasada öğrenciler “Ar. Gör.” olanlar ve olmayanlar diye ayrıştırılmamışken, YÖK bir anda karar alarak araştırma görevlilerinin geçmiş öğrenim sürelerini dikkate alırım diyor. Bu eşitsiz bir uygulama değil mi?

Evet, zaten Danıştay da verdiği kararla bunun eşitsizliğine dikkat çekmiş. Karar, Eğitim Sen’in web sayfasında yer almaktadır. Kararı okuduğunuz takdirde birçok sorunuza yanıt verdiğini göreceksiniz.

8- Eğer süreler kalkmadıysa, o zaman hangi tarihten itibaren uygulanmaya başlanacak?

YÖK 13 Haziran 2016 tarihinde üniversitelere bir yazı gönderdi. O yazıda azami sürelerin başlangıç tarihinin 2016-2017 akademik yılı güz yarıyılı olarak dikkate alınması gerektiği belirtildi.

9- Öyleyse bundan sonra ne olacak?

Danıştay İDDK’nın kararı YÖK’e tebliğ edilecek ve YÖK 30 gün içerisinde konuyla ilgili hukuksuzluğu ortadan kaldırmak için işlemler yapacak. Örneğin azami süreyi doldurmanız ya da dolduracak olmanız gerekçesiyle hakkınızda ilişik kesme işlemi başlamışsa ya da bu durumda olan arkadaşlarınız varsa, ilgili Enstitüye dilekçe vererek işlemlerin durdurulmasını talep edebilir ve dilekçenin ekine Eğitim Sen’in web sayfasındaki kararını koyabilirsiniz. Ayrıca sendikamız YÖK Başkanıyla görüşme talebinde bulundu. Kazanımımızın hayata geçmesi ve konuyla ilgili hiçbir araştırma görevlisinin mağdur olmaması için her türlü adımı atacağımız bilinmelidir.

10- Eğitim Sen’in paylaştığı kararda, kararın alındığı tarih olarak 26/04/2017 yazıyor. Neden Eğitim Sen bu kararı yeni duyurdu?

Çünkü Danıştay İDDK’nın kararı, haberi paylaştığımız gün elimize geçmiş, UYAP’ta yer almıştı.. Yani kararın alındığı tarih ile kararın taraflara tebliğ edildiği tarih arasında böylesi farklar olabiliyor. Mahkeme kararının etki doğurabilmesi için o kararın taraflara tebliğ edilmesi ya da UYAP üzerinde kararın içeriğine dair yazılı belge olması gerekiyor. Bu tarih farkı ondan kaynaklanıyor.