Kaynak: HaberEkspres

18 Eylül’de Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nin eski rektörlerini yazmaya başlamıştım. Muskalı Rektör başlığı ile Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun’un yaptıklarını ve başına gelenleri yazmış, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğünden alınan Prof. Dr. Adnan Kasman’ı başka bir yazıya bırakmıştım[1] . Bu yazı atiye bırakılan o yazı.
Prof. Dr. Adnan Kasman, 14 Eylül’de Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü görevinden alındı. Haberlerde; Prof.Dr. Kasman’ın “hakkında yürütülün bir soruşturma kapsamında, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından ‘soruşturmanın selameti açısından’ görevden alındığı” yer aldı.[2]  “Soruşturmanın selameti” sayın Kasman’ın yabancı olduğu bir gerekçe değil, zira kendisi de üç ay önce aynı ‘gerekçe’yi göstererek 13 öğretim üyesini görevden uzaklaştırmıştı. Savunmaları istenmeden, haklarında açılmış bir soruşturma tebligatı yapılmadan bir sarı zarfın içinde gönderilen iki paragraflık yazı ile Prof. Dr. Ayşen Uysal, Prof. Dr. Cem Terzi, Prof. Dr İzge Günal, Prof. Dr. Halil Resmi, Prof. Dr. Yeşim Ediz (Emekli), Doç. Dr. Halis Ulaş, Yrd. Doç. Dr. Erkin Başer, Arş. Gör Serap Sarıtaş, Arş. Gör. Dilek Karabulut, Arş. Gör. Özer Yersüren, Arş. Gör. Aydın Arı ve Öğr. Gör. Emel Yuvayapan açığa alındı. Kasman tarafından görevden uzaklaştırılan bu akademisyenlerin emekliliği gelenler emekli oldu, emekliliği gelmeyenler ise yurtiçi ve yutdışı tüm akademik çalışmaları iptal edilmiş vaziyette “OHAL hukuku” içinde hak arama mücadelesi vermeye çalışıyorlar. Dava dosyalarına gelen bilgilerden anlaşıldığına göre hocalar 10.01.2016 tarihli akademisyenler bildirisine imza attıkları için 1,5 yıl önce başlatılan soruşturmanın selameti için görevlerinden uzaklaştırılmışlar. Üstelik soruşturmacısı tarafından “düşünce ve kanaat hürriyeti’, ‘düşünceyi açıklama ve yayama hürriyeti’ ‘bilim ve sanat hürriyeti’ ve ‘bilimsel özerklik’ hatırlatılarak “Cumhuriyet Savcılığı tarafından re’sen açılmış ve yürütülmekte olan soruşturmanın sonucunun beklenmesi” yönünde rapor verildiği halde. Cumhuriyet Savcılığı tarafından dava dahi açılmamışken YÖK’ten gelen talimatla soruşturma yeniden canlandırılmış, ne kadar sadık bir Rektör olduğunu göstermek isteyen Prof. Kasman da hocaları görevden almış, bununla da kalmamış, disiplin soruşturması yetkilerini aşarak İzmir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)’ndan hocalar hakkında bilgi istemiş.

Rektör Kasman bütün bu yaptıklarına rağmen yine de yaranamadı, hocalara kendisinin yaptığı gibi YÖK de onu görevden aldı.
Bugün; yaşanan haksızlıklar, muktedir olanların hukuka aykırı ilişkileri çok yazılıp çizilmiyor, çoğu gizli kalıyor. Ama bu gizlilik sonsuza kadar devam etmeyecek, elbet bir gün her şey ortaya dökülecek, o zaman bu soruşturmalarda soruşturmacı olan koca koca profesörlerin “kraldan çok kralcı” yaklaşımlarını, sığlıklarını, acizliklerini acıyarak okuyacağız.

Bir zamanlar Rektör Adnan Kasman vardı, Dokuz Eylül Üniversitesi ona da kalmadı. Merak ediyorum, sayın Kasman görevden alınınca yaptığı haksızlıkların farkına varmış mıdır, acaba hiç pişmanlık duymuş mudur?
Daha önce de yazmıştım; olan üniversitelere oluyor, düşünceyi ifade ve yayma, bilim ve sanat özgürlüğünün olmadığı kurumlar üniversite olamaz. O yüzden akademisyenlere reva görülen adaletsiz uygulamalar, sadece onları değil hepimizi ilgilendiriyor.
[1]  http://www.haberekspres.com.tr/muskali-rektor-makale,5998.html
[2]  https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2017/09/14/deu-rektoru-kasman-gorevden-alindi