Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Şube olarak değerli kamuoyuna beyanımızıdır.

Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Göçmen 10 Nisan 2019 tarihinde kişisel sosyal medya hesabında kendisinin sendikamız üyeliğinden çıkarılmasıyla son bulan süreçle ilgili yanlış bilgiler paylaşmış, sendikamız ile ilgili çirkin iddialarda bulunmuştur.

Kamuoyunun konu hakkında gerçekleri bilmesi adına bu açıklamayı yapmayı gerekli gördük.

Doğan Göçmen, kendi bölümünde bulunan ve sendikamızın da üyesi olan bir kadının şikâyeti üzerine şubemiz disiplin kuruluna sevk edilmiş ve Şube Disiplin Kurulu kararı ile 2016 tarihinde üyelikten çıkarılmıştır. Cinsel taciz fiili gerekçesiyle şube disiplin kurulumuzun aldığı üyelikten çıkarma kararına karşı İzmir İş Mahkemesi’ne iptal davası açmıştır. 4688 Sayılı Kamu Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda üyelikten çıkarmada yetkili organın Genel Kurul olarak belirtilmesi nedeniyle mahkeme, Şube Disiplin Kurulu kararını iptal etmiştir. İş Mahkemesi konuyu usul yönünden değerlendirmiştir. Mahkeme Doğan Göçmen’in 4688 sayılı kanuna dayalı itirazı üzerine bir değerlendirme yapmıştır.  Göçmen’in sosyal medya hesaplarında ifade ettiği gibi konunun esasına ilişkin bir değerlendirme yapmamıştır. Esasa ilişkin yargılama İş Mahkemelerinin alanında değildir. Taciz suçu İş Mahkemelerinin alanı değildir.

Göçmen, İzmir İş Mahkemesinin iptal gerekçesi olan usul noksanlıkları giderilerek, 2-3-4 Haziran 2017 tarihlerinde gerçekleşen Eğitim Sen Genel Kurulu’nda, Genel Merkez Disiplin Kurulu’nun da aynı yöndeki kararıyla, oy birliği ile üyelikten çıkarılmıştır ve bu karara karşı yargı yoluna gitmemiştir. Sendikamız aleyhine açtığı 50.000 TL’lik tazminat davasını da kaybetmiştir.

Mevcut yasaların taciz mağdurları hakkında eksiklikler barındırdığı ve taciz olgusunun sınırlarının tarifinde mağdur aleyhine muğlâklıklar olduğu bilinen bir gerçektir. Bu durumlarda sendikamız ilkelerine uygun biçimde “kadının beyanı esas alınarak” işlem tesis edilmektedir. Toplumumuzda da tacizi uygulayan kişiler, erkek egemen bir anlayışla hazırlanan bu yasalardaki açıkları ve eksiklikleri gayet ustaca kullanarak -kendi deyimleri ile “dostane dokunuşları” veya “suçlamaya dair bir kanıt getirilme” gerektiği iddiaları ile- sınırları zorlamaya devam etmektedirler. Bu sebeple sendikamız bu tür taciz vakalarında, sendikamızın da içinde yer aldığı kadın örgütlerinin belirlediği ilkeler çerçevesinde ve kadının beyanını esas alarak hareket etmektedir.

Söz konusu şahıs da bu ilkeler çerçevesinde değerlendirilerek ihraç edilmiştir. Kamuoyunda ve sosyal medya aracılığı ile kendini aklama çabaları, eksik bilgilendirme yoluyla algı yaratma girişimleri, erkek egemen hukuk anlayışına sığınması ve bu hukuk anlayışının kendisini masum ilan ettiği beyanları gerçeği değiştirmemektedir.

Göçmen, sosyal medya hesaplarında, 2016 yılında şube disiplin kurulu kararının iptaline ilişkin kararı, üyelikten çıkarmanın iptal edildiği ve taciz fiilini işlemediği mahkemece karara bağlanmış algısı yaratarak paylaşmıştır. Bu yanlış bir bilgilendirmedir. Göçmen, Şube ve Genel Merkez Disiplin Kurullarımızın taciz fiili nedeniyle üyelikten çıkarma kararı doğrultusunda, 10. Olağan Genel Kurulumuzda üyelikten çıkarılmıştır. Şu an başka bir sendikanın üyesidir.

Doğan Göçmen’in sosyal medya hesabında “iftiracı çeteye yanıt” başlığı ile yaptığı suçlama da çirkindir. Sendikaların disiplin kurullarını üyeler oy ile belirlerler. Yani “çete” değildirler. Disiplin kurulunun çalışma yöntemleri bellidir. Hiç yoktan insanlara iftira atalım diye çalışmazlar. Konuyu hassas bir şekilde ayrıntılı olarak ele alırlar. Hakkında şikâyette bulunulan bu şahıs kurulu yok sayıp, kurulun görüşme davetine icap etmemiştir. Ayrıca disiplin kurulumuz için “çete” ve “iftiracı” demenin kendisi de bir suçtur. Buradaki ironiyi çözme kısmını da siz değerli kamuoyuna bırakıyoruz.

Konunun diğer bir üzücü tarafı ise özellikle kamuoyu tarafından iyi bilinen ve sendikamızla benzer ilkeleri paylaştığına emin olduğumuz saygın kişiliklerin, şahsın kendi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşıma yaptıkları yorumlar ve beğenilerdir. Bizler bu yorumların eksik bilgilendirmeden kaynaklı ve sendikamız aleyhine yargısız bir infaz olduğunu düşünmekte ve hemen düzeltileceğini umut etmekteyiz. Bugüne kadar konu hakkında şubemizden bilgi isteyen her kişi ve kuruma gerekli şekilde bilgi verilmiş ve verilmektedir. Ancak şahsın sosyal medya hesabından zaman zaman sendikamız aleyhine yaptığı karalama kampanyaları bu açıklamayı zorunlu hale getirmiştir.

Son dönemde, özellikle Dokuz Eylül Üniversitesi’nde açığa çıkan taciz iddiaları göz önüne alındığında, taciz ile mücadelede çok daha yoğun bir şekilde mücadele etmemiz gerektiğini görmekteyiz.  Bu konuda sendikamızın ve sendika kadın örgütlülüklerimizin daha önce yaptığı yayınlar ve çalışmalar, bizim mücadele hattımızı ve bu konulardaki ilkelerimizi oluşturmuş, bundan sonra da oluşturmaya devam edecektir.

Son olarak, buradan yeniden beyan ederiz ki:

  • Eğitim Sen olarak taciz iddialarını görmezden gelmeyeceğiz.
  • Üyemiz olsun olmasın taciz mağduru olan kişinin yanında yer alacağız.
  • Yine üyemiz olsun olmasın taciz suçunu işleyen kişilere karşı taviz vermeyen tavrımızı koruyacağız.
  • Sendikamız bünyesindeki kurullarımızın tacize karşı etkili biçimde çalışmaya devamını sağlayacağız.

Eğitim Sen İzmir 3 No’lu Şube Yürütme Kurulu