DEÜ, uzaktan öğretimde ilk hafta sınıfta kaldı!

DEÜ’nün uzaktan öğretimle ilgili olarak, tüm akademisyenlere ve öğrencilerine dayattığı sistem ilk haftadan çöktü, derslerin önemli bir kısmı yapılamadı, yapılabilen az sayıdaki dersin çoğuna öğrencilerin bir kısmı katılamadı. Geçtiğimiz bahar döneminde de benzer sorunlar yaşanmıştı. Öğretim elemanlarının insiyatifi ile sorunların çözümüne dair bazı adımlar atılmış, dersler farklı platformlardan vekişisel çabalarla kısmen yürütülebilmişti. Aradan geçen yaz döneminde yönetim sık sık “uzaktan öğretime hazırız” mesajı vermiş olsa da, durumun hiç de öyle olmadığı ilk haftadan anlaşıldı.

Yakın geçmişte, sendika Genel Merkez’imiz de konu ile ilgili olarak çekincelerimizi dile getirmişti:
https://egitimsen.org.tr/egitim-senden-yok-ve-kamuoyuna-cagri/

Dönem başında biz de şube olarak görüşümüzü kamuoyu ile paylaşmış, görüşlerimizi basın yoluyla da kamuoyu ile paylaşmıştık.
https://egitimsenizmir3.org/donusumlu-calisma-ve-uzaktan-egitim-gecikmeksizin-hayata-gecirilmelidir/

Tüm bunlarla birlikte geçtiğimiz dönem boyunca ve bu dönem başında çekincelerimizi ve çözüm önerilerimizi İzmir’deki üniversite Rektörlükleri ile paylaştık. Ancak Dokuz Eylül Üniversitesi her zamanki gibi öğrencilerinin ve hocalarının söylediklerini duymazdan geldi. Dokuz Eylül Üniversitesi, yaklaşık 4800 idari personeli, 3200 akademisyeni ve 70.000 civarındaki öğrencisi ile büyük bir üniversitedir. Üniversite, liyakatı esas almayan yönetimi, demokratik kültürü üniversite yaşamından uzaklaştıran uygulamaları ve “ben yaptım oldu” mantığı ile tıpkı diğer üniversiteler ve çoğu devlet kurumu gibi yönetilemez duruma gelmiştir. Üniversitenin öğretim döneminin ilk haftasında içine düştüğü durumun bu eksende incelenmesi ve dersler çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz. Yönetimin gerekli dersleri çıkarmaktan uzak tavırları problemi daha da çözümsüz hale getirmektedir. Elbette pandemi tüm dünyayı olumsuz etkilemektedir. Elbette Türkiye genelinde alt yapı sorunu mevcuttur ve bu sorunun çözümü üniversitenin elinde değildir. Koşullar böyleyken, problemin çözümü için dayatmacı tavırlardan uzak, öğrencisini ve hocasını dinleyen, demokrasiyi,katılımcılığı ve emeği ön plana alan bir zihniyet ile yol alınmalıdır. Çağrımızı yineliyoruz:

  • Dayatmacı tavırlarla, öznelerin görüşü dikkate alınmaksızın yürürlüğe konulan her süreç hüsranla sonuçlanmaya mahkumdur. Tüm bileşenlerin görüşleri dikkate alınmalıdır.
  • Yönetimin yanlışları ve eksikliklerinin faturası hocalara ve öğrencilere kesilemez. Çözüm, öğretim elemanlarına, “akşam 17 den sonra ders yapın, hafta sonu ders yapın” önerisi olamaz. Öğretim elemanlarına programlarındaki saatlerde ders ortamı sağlanmalıdır.
  • Farklı bölümlerde yürütülen dersler için farklı uzaktan eğitim uygulamaları kullanma gereksinimi vardır. Mevcut sistem bu gereksinimlerin bazılarını karşılayamamaktadır. Bu gereksinimler dikkate alınarak, mevcut sistemde gerekli değişiklikler ve düzenlemeler mutlaka dersleri yürüten öğretim elemanlarının önerileri dikkate alınarak ivedilikle yapılmalıdır.

DEÜ yönetimini – süreci katılımcı ve şeffaf bir şekilde yürütmeye davet ediyoruz. Sorun hepimizin sorunu, çözümü de ancak birlikte üretebiliriz…